Saint Micheal Fransız Lisesi 2018

RUH iZi

 “Resimlerimi yaparken referansım; duygusal hafızamın parçaları anlık örüntülerdir. Süreç içerisinde parçalar birleşip bir kompozisyon oluştuğunda, resimde ihtiyaç duyduğum, eksikliğini hissettiğim bir hakikat arayışı başlıyor.

Bu yolculuk beni güçlü bir teslimiyet duygusu ile ruhunu dinlediğim doğa’ya götürürken yaptığım resimlere de izini bırakıyor.”
Erhan Cihangiroğlu

Joint + İdea 2017

KABUK - Kendimize Ait Bir Yer

“Resimlerimdeki karakterlerin yalnızlıkları ve herhangi bir mekâna ait olamama hâllerini fark ettiğimden beri zihnimde asılı kalan soruların cevaplarını kendime ve onlara dönerek arıyorum..

Hayal etmek ile başlayan süreç, kendi hayalci tarafımın nerelerde dolaştığını aramakla başlıyor ve süreç içinde kendimi hep sıkışmış bir halde buluyorum. Belki de mekânlar, içimdeki hayalciyi beslerken benim boğulup çıkmak istediğim bir yığına dönüşüyor.

Bu ruh hâlimin izlerini taşıyan karakterler de sanırım resimlerde kendilerine ait bir yer buluyorlar. Bazen yorgun, bazen fark edilmeyi bekleyen, çoğunlukla  dönüşümünü gerçekleştiren karakterler; çocuk zihnimin saydam kabuklarında saklanıyor, aidiyet hissediyor ve şifalanıyorlar.” 
Erhan Cihangiroğlu

Joint + İdea 2017

iÇERiDE BiRi VAR

“Acelesi olmayan resimler yapıyorum. Resimlerimin izleyici ile olan yakınlığı
da sanıyorum bu nedenle. Bir bakış veya bir imge ile izleyicinin hayatından bir
şeylere dokunmayı, bazen bir çocukluk anısını bazen içimizde bir yerlerde
sıkışmış tarifi olmayan heyecanlarını hatırlatmayı önemsiyorum.
Resimlerim izleyici ile sanki yıllardır tanışıyormuşçasına yakınlık kurarken,
içeride biri var hâlâ dünyaya bu duygulara yabancı.”
Erhan Cihangiroğlu

Harmony Sanat Galerisi 2016

BiR KAPIDAN GiRMEK

 Hangi kapının ardındaydı sizi düşlere ulaştıran yol? Ne vardı o kapının ardında,  hatırlıyor musunuz? Canlanıyor mu gözünüzde? Peki ya sizin için hatırlayan biri olsa? Belki de o hatırlıyordur. Yalnızca düşlerinden düşenleri; fırçasının ucunda, sizin için, belki de hatırlayamadıklarınızın kapısını aralamak için bekliyordur. Ama yine de aldanmayın; zira düşlerin keskin doğruları yoktur, siz ne düşlerseniz o olursunuz.

Sahi ne düşlemiştiniz, ne vardı o kapının ardında? Düşlerinize dokunmadan önce siz kimdiniz? İzin verin o kapının ardından size bakan kahramanlar yol göstersin o halde. En karamsar anlarınızda umuda tutunmanızı sağlasınlar. Bırakın o yapsın bunu. Belki de gerisini siz tamamlarsınız. Ya da belki yolculuğuna eşlik etmeyi seçersiniz.

Zira bir başkası nasıl çizerse düşleri sizin için, işte o da öyle çiziyor. Ve hatırlatmaktan çekinmiyor: Bu yaşamsal bir döngünün düşü; tıpkı hayat gibi, tıpkı rüyalar gibi, gerçeğin içinden çizgilere oradan tekrar gerçeğe, sudan toprağa topraktan suya oradan havaya…

Farklı masalların, gerçek renklerin ucundan düşen çizimler “gerçek” düşler diyarının Erhan Cihangiroğlu’nun zihnindeki karşılığı bu.
Burcu Arman