KENDiMiZE AiT

BiR YER

“Resimlerimdeki karakterlerin yalnızlıkları ve herhangi bir mekâna ait olamama hâllerini fark ettiğimden beri zihnimde asılı kalan soruların cevaplarını kendime ve onlara dönerek arıyorum..

Hayal etmek ile başlayan süreç, kendi hayalci tarafımın nerelerde dolaştığını aramakla başlıyor ve süreç içinde kendimi hep sıkışmış bir halde buluyorum. Belki de mekânlar, içimdeki hayalciyi beslerken benim boğulup çıkmak istediğim bir yığına dönüşüyor.

Bu ruh hâlimin izlerini taşıyan karakterler de sanırım resimlerde kendilerine ait bir yer buluyorlar. Bazen yorgun, bazen fark edilmeyi bekleyen, çoğunlukla  dönüşümünü gerçekleştiren karakterler; çocuk zihnimin saydam kabuklarında saklanıyor, aidiyet hissediyor ve şifalanıyorlar.”